termessos-antik-kenti

Termessos Antik Kenti Nerede

Termessos Milli Park girişinden sonra 9 km. daha arabayla devam edi­liyor. Antalya tarihi yerler arasından çam, yabani incir ve dağ çilekleri arasından geçilerek yapılan 30 dakikalık bir yürüyüşle zirveye çıkılabiliyor. Nerede olduğunu civardaki insanlara sorarak da öğrenebilirsiniz.

Termessos’un ilk sakinleri olan Pisidyalılar, kentin konu­mu ve yüksek surlarının sağla­dığı avantajla Büyük İskender’e teslim olmamışlar. Gymnasio- nun karşısında başlayan patika­yı izlerseniz bu efsanevi direnişin kahramanı Alketas’ın orman içindeki mezarına zor bir yürü­yüşle ulaşabilirsiniz. Pontus Kralı Mithridates’e karşı da Romalıların yanında yer aldıkları için özerkliklerini koruyacaklardır.

Termessos Hakkında Bilgi

Tarihçesi

MS 5. yy.dan sonra ise şehrin terk edildiği anlaşılıyor. Gezinin başlangıcında nekropol sağınızda kalır. Kral Yolu’nu tırmanmaya başladığınızda Hadrianus Kapısı’ndan geçilir. Zorlu doğanın içinde yükselen yüksek şehir surlarını görünce Termessos’un Büyük İskender’e nasıl direnebildiğini daha iyi anlayacaksınız. Gymnasion ve hamamlara gelince tırmanışın ilk bölümü tamamlanmış olur. Solda tanımlanamamış bir yapı ve sağ tarafta da bir sütunlu cadde vardır.

Dört binden fazla mezar ile Termessos nekropolü antik dünyanın en büyük nekropollerinden biridir. En ilginç buluntulardan biri de Antalya Müzesi’nde sergilenen köpek lahdidir.

Tiyatroya giden patikayı izleyince bugün yıkılmış durumda olan Osbaras ve Attalos stoalarına gelinir. Osbaras şehre stoayı hediye eden zengin, Attalos ise Bergama kralıdır.

Attalos

termessos-antik-kenti-nerede

Attalos Stoasının önündeki alanda şeh­rin su gereksinimi için yağmur sularının toplandığı beş bölme­li sarnıçları göreceksiniz. Sarnıç­ların hemen arkasında da agora bulunmaktadır. Agoranın arka­sında Korint sütun başlıklı bir tapınak vardır. Osbaras Stoası’nı izleyerek tiyatroya kadar gidile­bilir.

Antik Solimos Dağı’na kar­şı kurulmuş olan Hellenistik Tarihte, MÖ 12. yy.da Kuzey Anadolu’dan güney kıyılarına doğru büyük bir Yunan kolonileri göçünden söz edilir. Antalya’nın doğusuna yerleşenler bölgeye Yunanca, Irkların Ülkesi anlamına gelen Pamfılya ismini verir. Perge, MÖ 7. yy.da korsanlardan korunabilmek için iç kısımlara taşınır.

Strabon, Akdeniz’den Aksu Nehri’ne (Kestros) geçilerek Perge’ye kadar gelinebildiğini yazar. Tarihte, Perge önemli bir liman, Pergeliler ise tüccar ama savaşçı olmayan, özgürlüklerini savaşarak korumak yerine ticaret yapıp ödün vererek barış arayan insanlar olarak bilinir. İlkçağda ana tanrıçası Perge Artemisi
olan kent, Aziz Pavlus ve Aziz Barnabas’ın seyahatlerinde de önemli duraklardan bir tanesi olmuştur.

Bugün Antalya’nın 15 km. doğusunda kalan antik şehre Aksu beldesinden geçi­lerek geliniyor. Perge, Greko- Romen şehir plâncıhğınm en güzel örneklerinden biri olarak gösterilir. Perge’de tiyatro, stad­yum, Hellenistik kapı, çeşme, hamamlar, agora, sütunlu yol görülmesi gereken noktalardır.

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here